Türk sinemasının unutulmaz yüzlerinden kabul edilen Necla Nazır, 2000’li yılların başlangıcında tesettüre girme sonucu alarak sanat hayatına adeta nokta koydu. Güzelliği ve oyunculuğuyla devrin en fazlaca konuşulan isimlerinden kabul edilen Nazır’ın bu sonucu, hem sevenleri hem de sanat topluluğu tarafınca merakla karşılandı. Peki, Necla Nazır niçin kapanmış oldu, bu süreçte neler yaşandı ve hususi yaşamı iyi mi etkilendi? İşte dikkat çeken detaylar…
Tesettüre giriş: Ilkin kalbi, sonrasında başı kapanmış oldu
Necla Nazır, kapanma kararını yalnız dış görünüşle sınırı olan bir değişim olarak görmedi. Bu sürecin arkasında yıllara dayanan bir içsel arayış ve içsel dönüşüm bulunduğunu altını çizdi. Çocukluğunu Eyüp Sultan’da geçiren Nazır, o yıllardan itibaren kuvvetli bir dini hissiyat taşıdığını belirtti. Tesettüre girme sonucunda en büyük kırılma noktalarından biri ise genç yaşta kaybetmiş olduğu amcasının vefatı oldu. Bu kaybın arkasından yaşamış olduğu içsel sarsıntıyı şu sözlerle dile getirdi:
“Başım açıktı, peruk denedim… Önce kalbim kapandı.”
Nazır, kararını Allah’a olan sevgisi ve iç rahatlık arayışıyla ilişkilendirdi. “Kapanmam sevgiyle, aşkla ilgiliydi. Allah her kulunu kendi zamanında çağırır,” diyerek, bu tercihin bir baskı değil, bir gönül çağrısı bulunduğunu altını çizdi.
Sanata veda, sessiz bir dönüş
Tesettüre girdikten sonrasında oyunculuk kariyerini noktalayan Necla Nazır, bilgili bir halde sahneden ve ekranlardan uzaklaştı. O dönemde hâlâ etken projelerde yer edinen Nazır, kapanma kararıyla beraber medyadan da çekildi. Hayatına inanç odaklı bir seviye kurdu ve görünürlükten uzak bir yaşamı tercih etti.
Ferdi Tayfur ile uzun soluklu ilişki iyi mi bitti?
Necla Nazır’ın hususi yaşamı da kamuoyunun ilgisinden kaçmadı. Arabesk müziğin usta adı Ferdi Tayfur ile ortalama 30 yıl devam eden birlikteliği, 2007 senesinde sonlanmış oldu. Ayrılık haberi beklenmedik şekilde gündeme düştü. Nazır, ayrılığı şu cümleyle özetledi:
“İşe gitti ve dönmedi.”
Ayrılığın ardında Tayfur’un uzun senelerdir başka biriyle sürdürdüğü gizli saklı bir ilişki olduğu iddia edildi. Bu durumun ilişkide derin yaralar açmış olduğu ve geri dönüşü olmayan bir kopuşa yol açmış olduğu öne sürüldü. Ayrılığın derhal arkasından Nazır, tek başına bir yaşam sürmeye başladı.
Manevi bir dönüşümün sessiz kahramanı
Necla Nazır’ın tesettüre girişi, toplumun baskısından değil, içsel bir rahatlık arayışından kaynaklandı. Kararını anlatırken kullandığı ifadeler, onun bu süreçte yaşamış olduğu duygusal derinliği gözler önüne serdi:
“Benim kapanma kararım sevgiyle, aşkla ilgiliydi. Kalbimle kapandım önce, sonra başımı örttüm.”
Necla Nazır, ekranlardan uzak fakat inancı ve duruşuyla milyonların zihninde hâlâ unutulmaz bir yer tutuyor.