Aganta Burina Burinata Ne Demek?

0

Türk edebiyatının usta kalemlerinden, denize olan tutkusu ve eserleriyle malum Halikarnas Balıkçısı takma adlı Cevat Şakir Kabaağaçlı‘nın meşhur romanlarından birine de adını veren “Aganta Burina Burinata” ifadesi, yalnız yazınsal bir başlık değil, bununla birlikte denizcilik terminolojisinin mühim bir parçasıdır. Bu hususi tabir, vapur yönetiminde kullanılan buyruk ve yönlendirmeleri ihtiva eder ve kelime anlamlarının ötesinde, denize ve mücadeleye atıfta bulunan derin bir anlam taşır.

“Aganta”: Tutmak ve Zaptetmek

İfadenin ilk kelimesi olan “Aganta”, denizcilikte kullanılan bir emirdir ve “tut”, “zaptet”, “elleme” anlamlarına gelir. Bilhassa bir halatın yada zincirin daha son derece boşalmasını engellemek, onu yerinde tutmak yada denetim altına almak için kullanılır. Bu kelime, denizde karşılaşılan zorluklar karşısında kontrolü elden bırakmama, kararlılıkla durma ve ani hareketleri durdurma çağrısını yapar. Geminin güvenliği ve seyrinin doğru şekilde devam etmesi için yaşamsal ehemmiyet taşıyan bir komuttur.

“Burina Burinata”: Yelkenlerin Adı ve Kontrol Eylemi

İfadenin ikinci kısmı olan “Burina Burinata” ise, gemilerin serenleri üstündeki alt ve üst yelkenlerin adını ifade eder. Burina yelkenleri, geminin rüzgarı en verimli şekilde kullanmasını elde eden, hız ve yön kontrolünde tehlikeli sonuç rol oynayan yelkenlerdir. “Burina burinata” terimi, bu yelkenlerin belirli bir halde ayarlanmasını, şu demek oluyor ki denetim altına alınmasını emreder. Bu komut, rüzgarın enerjisini doğru kullanmak, yelkenleri toparlamak yada açmak suretiyle geminin idaresini sağlamak amacını taşır. Bir anlamda, rüzgara karşı gelmek yerine onu denetim altına alarak ilerlemenin bir yoludur.

Kontrol ve Direnişin Denizdeki Felsefesi

“Aganta Burina Burinata” ifadesi bir tüm olarak ele alındığında, denizdeki sıkıntılı koşullara karşı kontrolü ele alma, disiplinli hareket etme ve direnme eyleminin bir parçasıdır. Fırtınalı havalarda yelkenleri denetim altına almak, halatları zaptetmek geminin batmasını engeller ve denizde hayatta kalmanın anahtarıdır. Bu terim, yalnız fizyolojik bir eylemi değil, bununla birlikte denizin acımasızlığı karşısında insanoğlunun iradesini ve savaşım enerjisini de sembolize eder.

Halikarnas Balıkçısı’nın bu ifadeyi bir romanına başlık olarak seçmesi, onun denize ve denizci yaşamına olan derin bağlılığını, denizin getirmiş olduğu zorluklara karşı gösterilen cesareti ve denizciliğin felsefi derinliğini yansıtması açısından oldukça anlamlıdır. Bu tabir, denizde geçen hayatların zorluğunu, disiplinini ve bununla birlikte ruhsal özgürlüğünü en iyi şekilde ifade eden simgelerden biri olmuştur.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.