Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü düzmece belge operasyonunun arkasından gündeme gelen “400 akademisyenin sahte diploma ile atandığı” yönündeki iddialar, Dezenformasyonla Savaşım Merkezi (DMM) tarafınca yalanlandı.
Geçtiğimiz günlerde kamu kurumlarındaki e-imzaları kopyalayarak düzmece belgeler ürettiği tespit edilen 65 sanık hakkında 5 yıldan 50 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Eğitim ve Öğretim Başkanı ve 14 değişik üniversitenin talebe işleri daire başkanlarının e-imzalarının kopyalandığı belirlenmişti.
Operasyonun arkasından, düzmece mezuniyet belgesi alanlar içinde 400 akademisyenin bulunmuş olduğu yönünde çıkan haberler üstüne DMM’den izahat geldi. DMM, bu iddiaların “kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyon” bulunduğunu belirtti.
DMM’nin açıklamasına bakılırsa:
- Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla işlem meydana getirilen 220 şahıs içinde Türkiye’de hiçbir akademisyen bulunmuyor.
- Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda vazife meydana getiren herhangi bir öğretmen de şüpheliler içinde yer almıyor. Sadece bir sürücü kursu eğitmeni ile bir gövde eğitimi hocasının adı geçiyor ve bu kişiler öğretmen statüsünde değil.
- Soruşturma kapsamında 57 düzmece üniversite diploması, 4 lise diploması ve 108 düzmece sürücü belgesi düzenlenmiş olduğu tespit edildi.
- Düzenlenen hiçbir diplomanın (iki şahıs haricinde) herhangi bir meslek icrasında kullanıldığına dair bir tespit bulunmuyor.
- “400 akademisyenin usulsüz atandığı” yönündeki iddia, dosya şüphelilerinden birinin soyut beyanına dayanıyor ve bu ifade haricinde somut informasyon, belge yada tespit mevcut değil.
- DMM, Türk akademisini ve eğitim camiasını hedef alan bu tür yayınların, dizgesel bir karalama kampanyasının ürünü bulunduğunu altını çizdi. Soruşturmanın, dış bir ihbarla değil, bizzat bir üniversitenin iç denetimi sonucunda adli makamlara meydana getirilen bildirimle başlatılmış olduğu da ifade edildi.
Kamuoyunun manipülasyon amacı taşıyan bu tür içeriklere saygınlık etmemesi ve yalnızca resmi ve doğrulanmış kaynaklardan meydana getirilen açıklamaların dikkate alınması gerektiği önemle açıklandı.